Dijital çağ, medya tüketim biçimimizi kökten dönüştürdü, fakat sıkça gözden kaçan önemli bir konu videoların erişilebilirliğidir. Erişilebilirliğin kilidi, video içeriğinin işitme engeli olan kişilere nasıl sunulduğunda yatar. Altyazı, kapalı altyazı ve SDH (Sağır ve İşitme Engelliler için Altyazı) gibi kavramlar çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da aslında farklı amaçlara ve izleyici gruplarına hitap eder. Bu makale, bu terimler arasındaki farkları netleştirerek daha açık bir anlayış sunmayı amaçlıyor.
Kapalı altyazılar
Kapalı altyazılar ilk olarak 1970'lerde, sağır ve işitme engelli topluluğu için erişilebilirlik sağlamak amacıyla ortaya çıktı. Bu altyazılar yalnızca diyalogları yazıya dökmekle kalmaz, aynı zamanda ses efektleri, arka plan sesleri ve konuşmacının kim olduğu gibi diğer işitsel unsurları da içerir. Örneğin, kapalı altyazılarda bir kapının gıcırdayarak açıldığı belirtilebilir; bu da işitme engeli olan bir izleyici için kritik bir bilgidir.
Kodlama ve uyumluluk
Kapalı altyazılar çoğunlukla doğrudan video dosyasına kodlanır ve böylece Netflix gibi yayın servislerinden Blu-ray disklere kadar pek çok platformda kullanılabilir. İzleyici isterse altyazıları açıp kapatabilir, bu da önemli bir esneklik sunar. ABD'deki FCC yönetmelikleri, bazı video platformlarının ve yayın servislerinin daha geniş erişim için kapalı altyazı sunmasını zorunlu kılar.
Altyazılar
Altyazılar, filmlerde ve televizyon programlarında konuşulan diyalogların metin olarak ekranın altında gösterilmesidir. Temelde sesi duyabilen ama dili anlamayan izleyiciler için hazırlanırlar. Kapalı altyazıların aksine, genellikle ses efektlerini veya konuşmacı kimliğini içermezler.
Yabancı dil ve yerelleştirme
Altyazılar genellikle farklı dillerde hazırlanır ve özellikle yabancı filmler için büyük önem taşır. Böylece video içeriği, konuşulan dili anlamayan çok daha geniş bir kitleye ulaşabilir. YouTube gibi sosyal medya platformları, içerik üreticilerine birden fazla dilde altyazı ekleme imkânı sunar ve böylece izleme deneyimini daha demokratik hâle getirir.
SDH altyazıları
SDH, "Sağır ve İşitme Engelliler için Altyazı" anlamına gelir. Bu yöntem, altyazı ve kapalı altyazının unsurlarını bir araya getiren hibrit bir yaklaşımdır. Kapalı altyazılar gibi SDH altyazıları da ses efektleri ve konuşmacı kimliği bilgisi içerirken, genellikle ayrı bir altyazı dosyası (çoğunlukla SRT formatında) olarak sunulur. Bu sayede farklı platformlar ve video düzenleme yazılımları arasında daha uyumlu ve pratik biçimde kullanılabilirler.
Video platformları ve formatlar
Vimeo gibi yayın platformlarından LinkedIn gibi profesyonel ağ sitelerine kadar birçok ortamda SDH altyazıları oldukça esnektir. Video dosyasına gömülü olabilir ya da izlerken yükleyebileceğiniz ayrı metin dosyaları olarak sunulabilirler. Bazı servisler, konuşmayı anında SDH altyazısına dönüştüren gerçek zamanlı özellikler bile sağlar.
Teknik özellikler
Kapalı altyazı, altyazı ve SDH özelliklerinden bahsederken, bu erişilebilirlik seçeneklerinin teknik olarak nasıl çalıştığını da anlamak önemlidir. Bu ayrıntıları bilmek, özellikle içerik üreticileri ve video alanında çalışan profesyoneller için büyük avantaj sağlar.
Ekrandaki görünüm
Her üç seçenek de çoğunlukla siyah arka plan üzerinde beyaz yazıyla gösterilse de belirgin farklar vardır. Kapalı altyazılar çoğunlukla ekranın alt üçte birlik bölümünde siyah bir kutu içinde sunularak okunabilirliği artırır. SDH ve klasik altyazılar ise genellikle daha stilize biçimde, siyah kutu olmadan ya da metin rengi ve arka planı için bazı özelleştirme seçenekleriyle gösterilebilir.
Piksel, HDMI ve diğer etkenler
Bu unsurların görsel kalitesi ve ekrandaki konumu; ekranınızın piksel yoğunluğu, görüntüyü aktardığınız HDMI arabirimi ve benzeri birçok faktöre bağlıdır. Bazı Blu-ray oynatıcılar, altyazı ve kapalı altyazıların gösterimiyle ilgili farklı işlevler sunar ve bu da genel izleme deneyimini doğrudan etkiler.
Hedef kitle ve amaç
Kapalı altyazılar, altyazı ve SDH'nin (Sağır ve İşitme Engelliler için Altyazı) hedef kitlesini ve amaçlarını anlamak, bu özelliklerin önemini kavramak açısından kritik öneme sahiptir. Erişilebilirlik seçenekleri herkese uyan tek bir çözüm değildir; farklı izleyicilere hitap eder ve farklı gereksinimlere hizmet eder. Bu da daha kapsayıcı bir medya ortamına katkıda bulunur. Her birinin kimlere yönelik olduğunu bilmek, evrensel içerik erişiminin kapılarını açan bir anahtara sahip olmak gibidir.
Engellilikler ve işitme kayıpları
Kapalı altyazılar, başlangıçta Amerika Birleşik Devletleri ve dünya genelinde işitme kaybı ya da diğer işitme engelleriyle yaşayan bireylere yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bu hedef kitle, farklı düzey ve türlerde işitme kaybı olan çok geniş bir insan grubunu kapsar. SDH altyazıları ise benzer bir amacı paylaşsa da daha geniş bir kullanım alanına sahiptir. Video dosyasının kendi içinde kapalı altyazı kodlaması olmadığı durumlarda devreye girer ve yalnızca işitme engelliler değil, daha geniş bir izleyici kitlesi için de erişim sağlar. Bu esneklik, erişilebilirliğin teknolojik sınırlamalara takılmadan sürdürülebilmesini güvence altına alır.
İşitme güçlüğü çeken izleyiciler
SDH altyazılar ve kapalı altyazılar; özellikle arka plan sesleri ve normal altyazılarda yer almayan diğer işitsel unsurları içermeleriyle, işitme güçlüğü çeken izleyicilere doğrudan hitap eder. Bu izleyiciler için iyi hazırlanmış kapalı altyazı, altyazı ve SDH yalnızca bir kolaylık değil; tam ve etkileşimli bir izleme deneyimi için zorunludur. Netflix, YouTube ve Vimeo gibi yayın servisleri, bu izleyici grubunun ihtiyaçlarını karşılama gerekliliğinin farkına giderek daha fazla varıyor.
Gerçek dünya örnekleri
Kapalı altyazı, altyazı ve SDH'nin arkasındaki teoriyi anlamak önemli olsa da, bu özellikleri pratikte görmek çok daha somut içgörüler sağlayabilir. Aşağıda, her birinin farklı ortamlarda nasıl çalıştığını ve neden önemli olduğunu gösteren gerçek dünyadan bazı örnekler bulabilirsiniz.
Netflix ve yayın servisleri
Netflix, kapalı altyazı, SDH altyazı ve klasik altyazı için geniş bir seçenek yelpazesi sunar. Bu da izleyicilerin kendi ihtiyaçlarına en uygun seçeneği belirlemesini kolaylaştırır ve izleme deneyimini iyileştirir. Netflix ve benzeri yayın servisleri, video içeriğine dilediğiniz zaman ve dilediğiniz yerden ulaşma imkânı tanıyarak medya tüketim alışkanlıklarımızı kökten değiştirdi. Bu kadar yaygın kullanılmaları, içeriklerini herkes için —engelliler ve farklı dillerde konuşanlar dâhil— erişilebilir kılma konusunda onlara büyük bir sorumluluk yüklüyor.
YouTube videoları
Artık birçok YouTube videosu otomatik oluşturulan kapalı altyazılar sunuyor ve içerik üreticileri özel altyazı dosyaları yükleyebiliyor; böylece sosyal medyadaki video içerikler işitme engeli olan izleyiciler için de çok daha erişilebilir hâle geliyor. YouTube, her gün milyarlarca saatlik video içeriğinin izlendiği dev bir platform. Böylesine büyük ve çeşitli bir izleyici kitlesi söz konusuyken erişilebilirlik yalnızca hoş bir özellik değil, aynı zamanda bir zorunluluk. YouTube, içeriklerini hem sıradan izleyiciler hem de işitme kaybı gibi engelleri olan kişiler için erişilebilir kılmak amacıyla çeşitli yöntemler uyguluyor. Bu da YouTube'u; kapalı altyazı, altyazı ve SDH'nin gerçek hayattaki kullanımını incelemek için ideal bir örnek hâline getiriyor.
Kapalı altyazı, altyazı ve SDH arasındaki ince farkları bilmek, hem video üreticileri hem de izleyiciler açısından büyük önem taşır. İster izleme deneyimini iyileştirmek, ister FCC gibi erişilebilirlik düzenlemelerine uymak için olsun, bu konularda bilgi sahibi olmak; içeriği işitme engeli olanlar ve işitme güçlüğü çekenler de dâhil daha geniş bir kitle için erişilebilir kılmaya yardımcı olur.
Bu farkları kavrayan içerik üreticileri, ister YouTube’da, ister Netflix ve Vimeo gibi yayın platformlarında, ister LinkedIn gibi kurumsal ağlarda video yayımlasın, erişilebilirlik açısından çok daha bilinçli kararlar verebilir. İzleyiciler içinse bu bilgi, kendi ihtiyaçlarına en uygun seçeneği tercih etme imkânı sunarak dijital medya ortamını daha kapsayıcı bir hâle getirir.
Speechify AI Seslendirme ile video erişilebilirliğini artırın
Video içeriğinin başrolde olduğu bir dünyada erişilebilirlik kilit önem taşır. Speechify AI Seslendirme, iOS, Android ve PC’de sunulan, kapsayıcı videolar oluşturmak için ideal bir çözümdür. Tıpkı kapalı altyazı, altyazı ve SDH’nin önemini vurguladığımız gibi, Speechify AI Seslendirme bunu bir adım öteye taşır. Metni rahatlıkla doğal, ifade yüklü konuşmaya dönüştürerek videolarınızı yalnızca sağır ve işitme güçlüğü çekenler için değil, aynı zamanda sesli içerik tercih eden herkes için erişilebilir kılar. Speechify AI Seslendirme’yi bugün deneyin ve içeriğinizi gerçekten herkesin ulaşabileceği hâle getirin. İzleyicileriniz daha azıyla yetinmemeli.
Sıkça Sorulan Sorular
SDH ve CC (kapalı altyazı) arasındaki fark nedir?
SDH (Sağır ve İşitme Engelliler için Altyazı) ve CC (Kapalı Altyazı) her ne kadar video içeriğini daha erişilebilir kılmayı amaçlasa da aynı şey değildir. Kapalı altyazı, öncelikle sağır veya işitme güçlüğü çeken izleyiciler için tasarlanmıştır ve yalnızca diyalogları değil, ses efektleri, konuşmacı kimliği ve arka plan sesleri gibi diğer işitsel unsurları da içerir. SDH ise bu tür ses ipuçlarını da içeren bir altyazı türüdür ancak genellikle daha geniş cihaz ve video platformlarıyla uyumlu olacak şekilde biçimlendirilir.
SDH altyazısı nedir?
SDH, Sağır ve İşitme Engelliler için Altyazı anlamına gelir. Bu altyazılar, diyalogların yanı sıra videodaki önemli ses unsurlarının (örneğin ses efektleri ve konuşmacı kimliği) tanımlarını da içerir. Böylece sağır ve işitme güçlüğü çeken izleyiciler, videonun içeriğini tam olarak kavrayabilir ve çok daha zengin bir izleme deneyimi yaşar.
SDH altyazısına bir örnek nedir?
Normal bir altyazıda yalnızca şu diyalogu görebilirsiniz:
```
John: Beş dakika içinde orada olacağım.
```
SDH'de ise, ses ipuçları da eklenerek şu şekilde görünebilir:
```
[Kapı gıcırdayarak açılır]
John: Beş dakika içinde orada olacağım.
[Ayak sesleri uzaklaşır]
```
Bu, sahneye eşlik eden sesleri duyamayanlar için çok daha bütünlüklü bir anlayış sağlar.

