1. Ana Sayfa
  2. Ses ve Video Deşifre
  3. Mikrofonun Ardında: Pardon My Take Podcast’i Nasıl Kültürel Bir Fenomene Dönüştü
Ses ve Video Deşifre

Mikrofonun Ardında: Pardon My Take Podcast’i Nasıl Kültürel Bir Fenomene Dönüştü

Cliff Weitzman

Cliff Weitzman

Speechify'in CEO'su ve Kurucusu

#1 AI Seslendirme Oluşturucu.
İnsan kalitesinde seslendirme
kayıtlarını anında oluşturun.

apple logo2025 Apple Tasarım Ödülü
50M+ Kullanıcı

Spor podcast’leri dünyasında, çok azı Barstool Sports'un yapımı olan "Pardon My Take" (PMT) kadar dönemin ruhunu yakalayabildi. Sunucuları Dan "Big Cat" Katz ve PFT Commenter’ın yanı sıra yapımcı Henry "Hank" Lockwood ile PMT, taraftarların spora bakış açısını baştan şekillendirdi. Peki bu podcast’i böylesine popüler yapan ne?

Benzersiz format

“Fyre Fest of the Week”ten “Guys on Chicks” ve “Hot Seat/Cool Throne”a kadar PMT’deki bölümler, geleneksel spor yorumculuğu kalıplarını aşan, çeşitli ve özgün bir karışım sunuyor. Her bölüm yalnızca haftalık olayların özetinden ibaret değil. Podcast, spor dünyasına—ister NFL, kolej futbolu, NBA ya da başka bir spor dalı olsun—bambaşka bir açıdan yaklaşıyor. Spor podcast’lerinin kol gezdiği bir ortamda öne çıkmak kolay değil. Barstool Sports’un yarattığı ve Dan "Big Cat" Katz ile PFT Commenter’ın sunduğu, Hank Lockwood’un ise yapımcılığını üstlendiği "Pardon My Take" yalnızca kendine ait özel bir alan açmakla kalmadı, pek çok dinleyicinin de kalbini kazandı. Sunucuların karizması ve içeriden bilgi birikimi tartışılamaz derecede önemliyken, programın benzersiz formatı bu olağanüstü başarının gizli anahtarı olarak öne çıkıyor.

Yıldız kadro

Podcast dünyasında, sunucular arasındaki kimya çoğu zaman bir programın kaderini belirleyen en önemli unsurdur. "Pardon My Take" (PMT) bu konuda dinamik üçlüsüyle gerçekten fark yaratıyor. Big Cat olarak bilinen Dan Katz ve PFT Commenter, mizah, içgörü dolu analizler ve dinleyicileri her bölümde içine çeken samimi ve zaman zaman tartışmalı yorumlarla olağanüstü bir denge yakalıyor. Esprili atışmaları ve hızlı şakaları, dinleyicilere sanki birkaç soğuk birayla arkadaşlarıyla spor ve pop kültürü üzerine sohbet ediyormuş hissi veriyor.

Kameranın arkasında ise tüm prodüksiyonu bir arada tutan görünmez kahraman Henry "Hank" Lockwood var. Hank’in katkıları, hem teknik detaylardan hem de içerik yönetiminden sorumlu olarak programın kusursuz akmasını sağlamak açısından kritik öneme sahip. Her zaman ön planda olmasa da, podcast’in istikrarlı şekilde yüksek kalitede olmasında başrol oynuyor.

"Pardon My Take"’i daha da heyecanlı kılan ise zaman zaman konuk ağırlamaları. Konuklar arasında emekli NFL tight end’i Tony Scheffler’den profesyonel golfçü Max Homa’ya ve hatta NFL Hall of Famer’ı Howie Long’a kadar geniş bir yelpaze yer alıyor. Bu isimler programa taze bakış açıları ve rutinin dışına çıkan sohbetler katıyor, sadık dinleyiciler için içeriğin sürekli ilgi çekici kalmasını sağlıyor.

Tony Scheffler gibi uzun yıllara yayılan dostlarını da sık sık ağırlayan bu yıldız kadro ve zaman zaman gelen konuklar, "Pardon My Take"i kültürel bir fenomene dönüştüren temel taşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Haftalık bölümler

Pardon My Take, sadece karizmatik sunucularıyla değil, yenilikçi içerik yapısıyla da spor podcast dünyasında adeta devrim yaptı. Bunlar arasında, Big Cat ve PFT’nin başlattığı "Mount Rushmore" bölümü hayranların gözdesi olarak öne çıkıyor. Bu ikonik bölümde dinleyiciler, "Bir şeylerin Mount Rushmore’u"nu belirlemek için sunuculara eşlik ediyor. Klasik en iyiler listesini eğlenceli bir dille ters yüz eden bu format, her bölümde sunucuların ve konukların ilginç başlıkları hararetle tartışmasına ve kimlerin ya da nelerin bu metaforik Mount Rushmore’a girmeyi hakkıyla hak ettiğine karar vermelerine imkan tanıyor.

"Mount Rushmore" serisini özel kılan asıl şey ise çok yönlülüğü. Sadece spora dair başlıklarla sınırlı değil. Big Cat, PFT ve konuklar, "Kurgusal Hayvanların Mount Rushmore’u" ve "Üçlemeler ile Dinleyici SSS'nin Mount Rushmore’u" gibi son derece niş kategorilere de dalıyor. Bu çeşitlilik, ister koyu bir spor tutkunu ister pop kültür meraklısı olun, herkes için mutlaka bir şeyler sunuyor.

Bu bölümlerdeki çekişme ve hararetli tartışmalar, programa ekstra bir heyecan katıyor. Fantazi futbol draft’larına benziyor; ancak burada oyuncular yerine fikirler, kavramlar ya da kişiler programın hayali Mount Rushmore’una seçiliyor. Ortaya çıkan sonuç: Aşırı derecede eğlenceli ve dinleyiciyi programa sıkı sıkıya bağlı tutan bir deneyim.

Kısacası, "Kurgusal Hayvanların Mount Rushmore’u" ve "Üçlemeler ile Dinleyici SSS'nin Mount Rushmore’u" gibi haftalık bölümler yalnızca eğlence sunmakla kalmıyor, aynı zamanda programın sadık dinleyici kitlesi arasında tartışma ve fikir alışverişi de tetikliyor. "Pardon My Take"i sıradan bir podcast’ten çıkarıp kültürel bir fenomene dönüştüren de aslında bu hararetli ve merak uyandıran bölümler.

Topluluğun gücü

Toplulukla etkileşim, PMT’nin fark yarattığı bir diğer alan. "Haftanın Dönüşü" ve çeşitli "Mount Rushmore" tartışmaları sayesinde dinleyiciler programa gerçekten dahil olduklarını hissediyor. Bu da ESPN gibi geleneksel medya organlarında pek rastlanmayan, sıcak ve kişisel bir dokunuş katıyor. "Pardon My Take" (PMT)’in başarısındaki topluluk etkisi asla küçümsenemez. Podcast, dinleyicileri arasında güçlü bir aidiyet duygusu yaratarak popülerliğini ciddi biçimde artırdı. Topluluğun gücü; izleyici etkileşimi, kullanıcıdan gelen içerik ve paylaşılan değerler hissi gibi pek çok düzeyde kendini gösteriyor.

Kapsamda çok yönlülük

İster bir CFB önizlemesi, Bills güncellemeleri, ister karmaşık bir Masters analizi arıyor olun, PMT'nin içeriğinde hepsi var. Aaron Rodgers tartışmalı bir sezon dışı geçirirken, podcast’te konu enine boyuna masaya yatırıldı. Josh Allen, Bills’i play-off’a taşıdığında ise performansını ele alan bölüm bir anda patlama yaptı.

Pop kültür açısı

Söz konusu olan yalnızca spor değil; pop kültür de programda hatırı sayılır bir yer kaplıyor. Yakın tarihli bir bölümde, New York Lions adlı –her başarısız spor takımı için bir metafor olan– kurgusal takım hakkında yazılmış bir kitap bile birlikte okunuyor. Bu da programa, yalnızca spor meraklılarında değil, çok daha geniş bir dinleyici kitlesinde yankı uyandıran ayrı bir derinlik katıyor.

Erişilebilirlik

PMT, ilk başta çoğu kişinin Apple Podcasts’te keşfettiğinin çok ötesinde, oldukça geniş bir kitleye ulaşıyor. Spotify’da da yer alması, Chicago’da işe gidip gelenlerden Kentucky’de takılanlara kadar çok farklı dinleyici grupları için erişimi fazlasıyla kolaylaştırıyor.

Brown, Billy Football ve dahası

Billy Football ve Jake gibi özel katkı sağlayan isimler ise mizah ve uzmanlığı harmanlayarak programa yeni bir katman ekliyor. Örneğin Billy Football, zaman zaman Super Bowl tahminlerini paylaşabiliyor ya da podcast'te sıkça gündeme gelen "grit" kavramı hakkında fikir yürütebiliyor. Jake ise içerik hazırlığındaki rolü ve birçok bölüme sesini katmasıyla programın keyif katsayısını yükseltiyor.

İstikrarın önemi

İstikrar, PMT’nin başarısında belirleyici bir faktör oldu. Başta ilgi çekip kısa sürede sönümlenen birçok podcast’in aksine, PMT kitlesini adım adım ve sürekli büyüttü. Bunun arkasındaki en önemli nedenlerden biri güvenilirliği; yeni bölümler düzenli olarak yayınlanıyor, dinleyiciler de her hafta yeni bir şeyler duymayı bekleyebiliyor.

Güçlü iş birlikleri

Podcast’in Barstool Sports ile işbirliği, PMT’nin diğer Barstool içerikleriyle çapraz tanıtım avantajı elde etmesini sağladı. Bu da PMT’ye, kolej futbolundan Super Bowl’a ve NBA’e kadar uzanan pek çok spor başlığındaki sohbetler için son derece geniş bir platform sundu.

Spor ve kültürün akıllıca harmanı

"Pardon My Take"i diğerlerinden ayıran, sporu, mizahı ve pop kültürü yalnızca eğlenceli değil, aynı zamanda bilgilendirici bir şekilde harmanlayabilmesidir. Brown hücumu gibi detaylara hakim olmayan sıradan dinleyiciyi de kahkahaya boğar, her yılki CFB önizlemesini iple çeken tutkulu spor severi de kendine çekmeyi başarır.

Podcast pazarının tıklım tıklım olduğu bir ortamda, PMT kendi özgün değerini çoktan ortaya koymuş durumda. Grit takıntılı spor severlerin ilgisini ilk günlerinden beri yakalayıp, Apple Podcasts ve Spotify’daki vazgeçilmez konumuna kadar uzanan süreçte, baştan sona kaliteli içerik sunmayı sürdürüyor.

Yani ister ilk kez kulak veriyor olun ister yeni bölümü sabırsızlıkla bekleyen sıkı takipçilerden biri olun, "Pardon My Take" bir podcast’ten çok daha fazlası; başlı başına bir kültür. Spor yorumculuğu mizahla buluştuğunda, "Hot Seat" ile "Cool Throne" aynı potada eridiğinde ve spor dünyası sana özgü, eğlenceli bir pencereden sunulduğunda adresin tam olarak burası.

Podcast Deneyiminizi Speechify Sesli Video Transkripsiyon ile Zenginleştirin

Favori podcast’lerinizdeki, örneğin "Pardon My Take"teki aydınlatıcı tartışmaları tekrar tekrar dinleyebilmeyi ya da Zoom toplantıları ve YouTube videolarındaki öne çıkan anları arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınızla zahmetsizce paylaşabilmeyi hiç istediniz mi? Speechify Sesli Video Transkripsiyon ile artık bu mümkün. Son teknolojiyle konuşmaları doğru yazı transkriptlerine sorunsuzca dönüştüren Speechify, sevdiğiniz podcast bölümlerinden internet seminerlerine ve videolara kadar her tür içeriğe zahmetsizce erişmenizi sağlıyor. İster "Pardon My Take"teki komik bölümleri yeniden yaşamak, ister bir Zoom toplantısından öne çıkan notları çıkarmak isteyin, Speechify yanınızda. Speechify Sesli Video Transkripsiyon’u bugün deneyin ve içerikle kurduğunuz etkileşimi bambaşka bir seviyeye taşıyın.

Sıkça Sorulan Sorular

Pardon My Take podcast’inin sunucuları kimlerdir?

"Pardon My Take" podcast’inin sunucuları Dan "Big Cat" Katz ve PFT Commenter’dır. Programda ayrıca yapımcı Henry "Hank" Lockwood da yer almaktadır.

Pardon My Take podcast’ler arasında kaçıncı sırada?

Pardon My Take, Apple Podcasts ve Spotify gibi platformlarda sürekli olarak en üst sıralarda yer alıyor. Geniş bir takipçi kitlesine sahip olması ve yüksek puanlar ile yorumlar alması, onu spor podcast’lerinin zirve ligine taşıyor.

Pardon My Take’i nasıl izleyebilirim?

"Pardon My Take" esasen bir sesli podcast’tir; fakat Barstool Sports’un sosyal medya kanallarında sık sık video klipler ya da tam bölümler de paylaşılır. Podcast’i Apple Podcasts ve Spotify gibi çeşitli platformlarda dinleyebilirsiniz. Zaman zaman özel bölümler ya da bazı kayıtlar görsel olarak da yayınlanabiliyor; bu yüzden en güncel içerikler için sosyal medya hesaplarını takip etmekte fayda var. Speechify Video Transkripsiyon’un sunduğu avantajlar sayesinde "Pardon My Take" artık yalnızca işitsel bir deneyim değil, aynı zamanda tamamen erişilebilir, çevrilebilir ve etkileşime açık bir spor yorumu platformu. İster bölümleri tekrar tekrar dinleyin ister dünyanın dört bir yanındaki arkadaşlarınızla fikirlerinizi paylaşın, bu teknoloji podcast deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.

1000+ sesle 100+ dilde seslendirme, dublaj ve ses klonu üretebilirsiniz

Ücretsiz Dene
studio banner faces

Bu Makaleyi Paylaş

Cliff Weitzman

Cliff Weitzman

Speechify'in CEO'su ve Kurucusu

Cliff Weitzman, disleksi farkındalığı savunucusu ve dünyanın 1 numaralı metinden konuşmaya uygulaması Speechify'ın CEO'su ve kurucusudur. Speechify, 100.000'den fazla 5 yıldızlı yoruma sahip olup App Store'da Haberler & Dergiler kategorisinde birinci sırada yer almaktadır. 2017 yılında, interneti öğrenme güçlüğü yaşayan kişiler için daha erişilebilir kılmaya yönelik çalışmaları nedeniyle Forbes 30 Under 30 listesine seçilmiştir. Cliff Weitzman; EdSurge, Inc., PC Mag, Entrepreneur, Mashable ve diğer önde gelen yayınlarda kendisine yer verilmiştir.

speechify logo

Speechify Hakkında

#1 Metin Okuyucu

Speechify dünyanın önde gelen metin okuma platformudur; 50 milyondan fazla kullanıcıya sahip ve 500.000'den fazla beş yıldızlı yorumu ile güvenilir bir hizmettir. Speechify, iOS, Android, Chrome eklentisi, web uygulaması ve Mac masaüstü uygulamalarıyla öne çıkıyor. 2025 yılında, Apple, Speechify'a prestijli Apple Tasarım Ödülü’nü WWDC'de takdim etti ve “insanların yaşamlarını kolaylaştıran kritik bir kaynak” olarak tanımladı. Speechify; 60+ dilde 1.000+ doğal ses sunuyor ve neredeyse 200 ülkede kullanılıyor. Ünlü sesler arasında Snoop Dogg, Mr. Beast ve Gwyneth Paltrow bulunuyor. İçerik üreticileri ve işletmeler için Speechify Studio gelişmiş araçlar sunar: AI Ses Oluşturucu, AI Ses Klonlama, AI Dublaj ve AI Ses Değiştirici dahil. Speechify aynı zamanda uygun maliyetli ve yüksek kaliteli metin okuma API'si ile lider ürünlere güç katmaktadır. The Wall Street Journal, CNBC, Forbes, TechCrunch ve diğer büyük medya kuruluşlarında yer alan Speechify, dünyanın en büyük metin okuma sağlayıcısıdır. Daha fazlası için speechify.com/news, speechify.com/blog ve speechify.com/press adreslerini ziyaret edebilirsiniz.